ARKA MASAllar

Herkes birbirine masal anlatır. Kimisi gerçeğini kimisi hayalini anlatır. Kimisi çocuğuna kimisi arkadaşına kimisi de ailesine anlatır. Peki masalarda neler anlatılır? O zaman kulağımızı verelim arka masalara ve dinleyelim arka masalları.

Sonra…

Hayat bir’den başlasın.

MATEMATİK

“Bir varmış beş ile çarpılmış beş olmuş beşe bölünmüş bir kalmış aslında hep bir varmış, çarpıldığı sayıya bölündüğünde “bir“ hep yine kendi olurmuş.

Demek ki kendi olabilmesi için “bir“ hangi sayıyla çarpıldıysa o sayıya da bölünmesi gerekmiş.

O zaman bir varmış ya da yokmuş, bir’i kim neyle çarpmış önemli değilmiş çarpılanla bölünmesi gerekmiş, yoksa asla bir tekrar bir olamazmış.”

– Ne konuşuyorsun sen kendi kendine?

-Anne neden bir varmış bir yokmuş diyorlar masalların başında! Ne demek ki o?

-Masal olduğunu anlatabilmek için deniyor, yani bir varmış bir yokmuş derken gerçek de olabilir, gerçek olmayabilir de! Yani inanmak sana kalmış.

– O zaman ben hiç yokmuş diyerek başlamak istiyorum masalıma çünkü hiç gerçek olmasını istemediğim bir masal yazacağım. Ödev olarak öğretmenimiz masal yazmamızı istedi de.

Bir yokmuuuuuş hiç yokmuuuuuş asla da olmayacaaaaakmıııııış, pembe ağaçların olduğu dağların arkasında ters akan bir nehrin kenarında bir gökkuşağı varmış. Altında bir sallanan sandalyede oturan yaşlı kadın bütün renkleri dünyaya ben dağıtıyorum diye övünüp duruyormuş kendi kendine…”

Peki gerçek olmasını istemediğin bir masal yerine gerçek olmasını istediğin bir masal yazsan olmaz mı?

– Olmaz…

“…Ay buna gülüyormuş çünkü gökyüzü kararınca ne gökkuşağı kalıyormuş ne de renkler. Her Güneş gittiğinde Ay bir köşeden çıkıp, zavallı yaşlı kadına “Sen güneş var iken renklerin efendisi olursun ama ben kara şövalye gibi gelirim ve senin hükümdarlığını işte böyle gece karanlığı ile elinden alırım. Sadece sana bir ışık bırakırım, o da sevgili dostum, güneşin benden sana yansıttığı ışığıdır.” dermiş. Yaşlı kadın çok sinirlenirmiş ve tüm dünyadaki insanları Ay’ın kendisiyle dalga geçmesini duymasınlar diye sabah güneş gelene kadar uykuya yatırırmış. Uyusunlar diye onlara masallar anlatırmış:

Bir varmııııışşşşş bir yokmuuuuuuşşşş diye başlayan.”

Anne, benim uykum yok uyuyamıyorum ben sizin yanınıza gelebilir miyim?

Saat gecenin üç buçuğu kızım yarın işe gideceğiz, sen kocaman bir kız oldun hala bizimle uyumak istiyorsun!

Anne, lütfeeenn yalvarıyorum, kötü kötü rüyalar görüyorum.

– Yatağında kitap oku, ödev yap ne bileyim bir şeylerle oyalan işte, uykun gelir o zaman yine. Burada kapıda ağlamak uykunu daha da açıp senin de sinirlerini bozacak. Ağlama diyorum sana ağlama …. Offf !! Kalktım tamam hadi gidelim odana bakalım nasıl uykuya daldırabiliriz seni belki sana bir masal okurum.

– Peki benim yazdığım masalı okur musun anne?

Öğretmeninin verdiği ödevden mi bahsediyorsun!

Evet.

İyi bakalım, ver okuyayım sana o zaman.

“…Bir yokmuş hiç yokmuş asla da olmayacakmış Ay küsmüş artık. Çünkü bütün insanlar yaşlı kadının istediğini yapmış ve Ay yokmuş da Güneş varmış gibi davranıp renkleri görüyorlarmış gibi yapmışlar. Ağaçların yeşilini, çiçeklerin alacalı renklerini, denizin mavisini, gökkuşağının bütün renklerini gecenin karanlığının üzerine boyamışlar. Gözleri hep renkleri hayal ettiğinden uykuya dalamamışlar, ışıklar rahatsız etmiş. Sonra çok yorgun düşmüşler herkes olduğu yere yığılmış yorgunluktan. Ve dayanamayıp en sonunda gözlerini kapamışlar. Karanlıkla başlamış uyku sonra renklere donanmış gece rüyalarda, gün gibi yaşanır olmuş uyku. Gecenin kıymetini anlamışlar gündüzü yaşamak için, dinlenmek gerekmiş artık biliyorlarmış.”

Sen geceden korkuyor musun çocuğum? demiş anne..

Yalnızlıktan korkuyorum, demiş çocuk.

– Yanımda yatar mısın, Anne?

Tabii ki yatarım, demiş.

Ve yanına uzanmış. Çocuğu uykuya dalınca sessizce yanından kalkmış ve kendi yatağına yatmış.

Ay’a bakmış ve demiş ki;

Artık dalga geçme yaşlı kadınla o yalnızlıktan korkuyor sadece.

“Yalnızlık yaşama ait değildir. Çoğalmak genişlemek ister insanÖlümlü beden ölümsüz ruhlar arar.”

 

Sevil Koçarslan Özdemir

Görsel Çizeri: Sevil Koçarslan Özdemir

5 YORUMLAR

  1. yürümeye başladığın bu yolda yüreklerimze dokunan yazılarının okunmasına destek olanlara teşekürler güzel hisslere götüren içimizi ısıtan bi yazı saolasın
    hayatımın öyküsünde hep bana örnek olmuş güzel anne

Meral Büyükimdat için bir cevap yazın İptal

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen adınızı giriniz